Rahim duvarı kalınlaşması, tıbbi adıyla endometrial hiperplazi, rahim içini döşeyen endometrium tabakasının normalden fazla kalınlaşması durumudur. Bu durum, çoğunlukla hormonal dengesizliklerin sonucunda ortaya çıkar ve özellikle östrojen hormonunun progesterona göre baskın olduğu kadınlarda görülür. Menopoz öncesi ve sonrası dönemde anormal rahim kanamasının en sık nedenlerinden biridir.
Endometrial hiperplazi çoğu zaman iyi huyludur. Ancak bazı türleri zamanla kansere dönüşebileceği için dikkatli takip ve gerekirse tedavi edilmesi önemlidir.
Rahim iç tabakası (endometrium), her ay östrojen etkisiyle kalınlaşır, progesteronla desteklenir ve gebelik gerçekleşmezse adet kanamasıyla dökülür. Bu doğal döngünün bozulduğu durumlarda, endometrium aşırı kalınlaşabilir.
Başlıca nedenler şunlardır:
Endometrial hiperplazi, özellikle menopoz sonrası kadınlarda ortaya çıkarsa mutlaka araştırılmalıdır.
Belirtiler;
Rahim duvarı kalınlaşması çoğu zaman belirti vermez. Ancak aşağıdaki şikâyetlerle kendini gösterebilir:
Adet aralarında lekelenme ya da düzensiz kanama
Bu belirtiler başka jinekolojik sorunların da habercisi olabileceğinden, geciktirilmeden uzman değerlendirmesi gerektirir.
Endometrial hiperplazi tanısı için aşağıdaki yöntemler kullanılır:
Tanı, sadece kalınlığın tespitine değil, hücrelerin yapısal değişimine göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırma tedavi planını doğrudan etkiler.
Endometrial hiperplazi, hücre yapısına göre iki ana gruba ayrılır:
Atipisiz Endometrial Hiperplazi:
Atipili Endometrial Hiperplazi:
Tedavi, hastanın yaşı, çocuk sahibi olma isteği, menopoz durumu ve hiperplazinin tipine göre değişir:
Erken tanı ve uygun tedavi ile rahim duvarı kalınlaşmasının kansere dönüşme riski büyük ölçüde önlenebilir.
Hayır. Ancak bazı türleri zamanla rahim içi kanserine dönüşebilir. Bu nedenle dikkatle takip edilmelidir.
Bu durum kesinlikle normal değildir. Mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.
Evet. Özellikle atipisiz hiperplazilerde progesteron tedavisiyle büyük oranda düzelme sağlanabilir.
Hayır. Bazı olgularda sessiz ilerleyebilir. Bu nedenle menopoz sonrası düzenli kontroller önemlidir.