Adet düzensizliği farklı şekillerde kendini gösterebilir. En sık karşılaşılan tipler şunlardır:
Oligomenore: Adetlerin seyrek olması (35 günden uzun aralıklarla görülmesi)
Polimenore: Adetlerin sık aralıklarla olması (21 günden kısa aralıklarla)
Menoraji: Adet kanamasının normalden fazla miktarda ve/veya uzun sürmesi
Hipomenore: Kanamanın çok az olması
Amenore: Adetin tamamen kesilmesi (primer ya da sekonder olabilir)
Ara kanamalar: Adet dışında lekelenme ya da kanama yaşanması
Adet düzensizliği birçok faktörden kaynaklanabilir. Başlıca nedenler şunlardır:
Bu faktörlerin biri ya da birkaçı bir arada bulunabilir. Özellikle genç kızlarda adet görmenin ilk yıllarında ve menopoza yaklaşan dönemde düzensizlikler sık gözlemlenir. Ancak sürekli hale gelen düzensizliklerde mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir.
Adet düzensizliğinin nedeninin doğru şekilde anlaşılabilmesi için kapsamlı bir jinekolojik değerlendirme yapılır. Tanı sürecinde genellikle şu adımlar izlenir:
Adet düzensizliği, nedenine bağlı olarak tedavi edilir. Tedavi seçenekleri kişiye özel planlanır:
Tedavi sürecinde düzenli takip ve hasta eğitimi büyük önem taşır. Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlarda, adet düzeninin sağlanması, üreme sağlığını da doğrudan etkiler.
Tek seferlik ya da kısa süreli adet düzensizlikleri her zaman ciddi bir duruma işaret etmeyebilir. Ancak şu durumlarda mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır:
Erken tanı ve uygun tedavi ile adet düzensizliklerinin çoğu başarılı şekilde yönetilebilir.
Hayır. Ergenlik döneminde veya menopoz öncesi dönemde kısa süreli düzensizlikler normal sayılabilir. Ancak düzenli hale gelmişse değerlendirilmesi gerekir.>
Evet. Özellikle yoğun stres, vücudun hormon dengesini etkileyerek adet döngüsünü değiştirebilir.
Bazı hastalarda evet. Özellikle hormonal dengesizliklerde doğum kontrol hapı, adetleri düzenlemek için sık kullanılan bir tedavi seçeneğidir.
Evet. PCOS, yumurtlamanın düzensiz veya hiç olmamasına yol açtığı için sık görülen bir adet düzensizliği nedenidir.
Bazı durumlarda kısırlık, kansızlık veya rahim içi sorunlar gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle geciktirilmeden değerlendirilmesi önemlidir.