Doç. Dr. Özge Özdemir

Plasenta Previa

Plasenta previa, gebelikte plasentanın rahim ağzına (servikse) yakın yerleşmesi ya da tamamen kapatması durumudur. Normalde plasenta, rahmin üst veya yan kısımlarına yerleşerek bebeğin gelişimini destekler. Ancak bazı gebeliklerde plasenta, rahim ağzına yakın veya doğrudan onun üzerine yerleşebilir. Bu durum doğum sırasında ciddi kanama riskine yol açabilir ve özel takip gerektirir.

Plasenta previa, her 200 gebelikten yaklaşık 1’inde görülür ve genellikle ikinci trimesterde yapılan ultrason kontrollerinde fark edilir. Erken tanı ve uygun yönetimle hem anne hem bebek için güvenli bir gebelik süreci planlanabilir.

Plasenta Previa Türleri

Plasentanın rahim ağzı ile olan ilişki düzeyine göre 3 ana formda sınıflandırılır:

1 – Total (Tam) Previa: Plasenta, rahim ağzını tamamen kapatır.

2 – Parsiyel (Kısmi) Previa: Plasenta, rahim ağzının bir kısmını kapatır.

3 – Marjinal Previa: Plasenta, rahim ağzına çok yakındır ancak doğrudan kapatmaz.

Tanının netleşmesi için özellikle 20. gebelik haftasından sonra yapılan transvajinal ultrason değerlendirmeleri önemlidir.

Risk Faktörleri

Plasenta previa gelişme olasılığını artıran başlıca faktörler şunlardır:
  • Daha önce sezaryen doğum yapmış olmak
  • Önceki gebeliklerde plasenta previa öyküsü
  • Rahim içi cerrahi müdahaleler (kürtaj, miyomektomi vb.)
  • İkiz veya çoğul gebelik
  • Sigara kullanımı
  • İleri anne yaşı (35 yaş üzeri)
  • Plasentanın rahim duvarına anormal yapışması (plasenta akreta ile birlikte olabilir)

Belirtiler;
Plasenta previa’nın en belirgin belirtisi vajinal kanamadır. Bu kanama genellikle:

  • Ağrısızdır,
  • Parlak kırmızı renktedir,
  • Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkar.
  • Kanama hafif ya da şiddetli olabilir. Bazı vakalarda ilk kanama doğum eylemine kadar görülmeyebilir. Bunun dışında genellikle başka bir belirtiye rastlanmaz. Ancak kanama miktarı arttıkça erken doğum riski de yükselir.

Tanı Yöntemleri

Plasenta previa tanısı şu yöntemlerle konur:

  • Transabdominal ultrason: İlk değerlendirmede kullanılır.
  • Transvajinal ultrason: Plasentanın rahim ağzına olan mesafesini en hassas şekilde gösterir. Güvenli bir yöntemdir.
  • Takip ultrasonları: Gebeliğin ilerleyen haftalarında plasenta yerinin yeniden değerlendirilmesi gerekir. Özellikle 32. hafta sonrası yerleşimde düzelme olup olmadığı kontrol edilir.

Plasenta previa tanısı konan bir gebede vajinal muayene, kanama riskini artırabileceğinden genellikle önerilmez.

Tedavi ve Takip

Plasenta previa’da yaklaşım, gebeliğin haftasına, kanamanın miktarına ve annenin-bebeğin genel durumuna göre şekillenir:

  • Hafif olgularda: Yatak istirahati, cinsel ilişkiden kaçınma ve düzenli takip önerilir.
  • Tekrarlayan kanama varsa: Anne hastaneye yatırılır ve sürekli izlenir.
  • Erken doğum riski taşıyan durumlarda: Akciğer olgunlaştırıcı kortikosteroidler uygulanabilir.
  • Doğum şekli: Total ya da parsiyel previa durumlarında sezaryen doğum tercih edilir. Marjinal previa’da vajinal doğum bazı durumlarda mümkün olabilir, ancak dikkatli değerlendirme gerekir.

Bebekte büyüme geriliği ya da erken doğum riski varsa, doğum zamanı çok dikkatli planlanmalıdır. Acil kanama durumunda ise gebelik haftasına bakılmaksızın acil sezaryen gerekebilir.

Evet. Özellikle gebeliğin erken döneminde tespit edilen vakaların büyük kısmında, rahmin büyümesine paralel olarak plasenta yukarı doğru yer değiştirir. Bu durum “plasenta migrasyonu” olarak bilinir.

Dolaylı olarak evet. Şiddetli anne kanamaları erken doğuma neden olabilir. Ayrıca plasenta yerleşimi bebeğin pozisyonunu da etkileyebilir.

Tam previa’da hayır. Ancak marjinal previa olgularında, rahim ağzı tamamen açık değilse ve kanama kontrol altındaysa bazı durumlarda vajinal doğum değerlendirilebilir.

Hayır. Cinsel ilişki ve vajinal muayene, plasenta previa’da kanama riskini artırabilir. Doktor önerisi dışında ilişki önerilmez.

Eğer ciddi kanama yoksa ve anne-bebek stabilse, doğum genellikle 37. haftadan sonra planlanır. Ancak kanama kontrol altına alınamıyorsa daha erken doğum gerekebilir.