Yumurtalık kistleri, kadınlarda yumurtalık (over) dokusu içinde ya da üzerinde gelişen içi sıvı dolu keseciklerdir. Çoğu zaman iyi huylu olan bu kistler, özellikle üreme çağındaki kadınlarda sık görülür. Kistlerin büyük bir kısmı belirti vermez ve kendiliğinden kaybolur. Ancak bazı durumlarda takip ya da tedavi gerektirebilir. Kistlerin yapısı, boyutu, hormonlara tepkisi ve ortaya çıkış zamanı; tedavi yaklaşımını belirleyen temel faktörlerdir. Bu nedenle her kist bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Yumurtalık kistleri iki ana grupta sınıflandırılır: fonksiyonel (fizyolojik) kistler ve patolojik (anormal) kistler.
Fonksiyonel Kistler
Bu kistler hormonal döngüye bağlı olarak gelişir ve genellikle zararsızdır.
Follikül kisti: Yumurtlama sürecinde oluşur, genellikle 2–3 hafta içinde kaybolur.
Korpus luteum kisti: Yumurtlama sonrası oluşan yapıdan gelişir, bazen içi kan dolu olabilir.
Patolojik Kistler
Hormonal döngü dışında gelişir ve bazı durumlarda cerrahi müdahale gerektirebilir.
Dermoid kist (matür kistik teratom): Diş, saç, yağ gibi farklı dokular içerebilir.
Endometrioma (çikolata kisti): Endometriozis hastalığında görülür; rahim iç tabakasına benzer doku yumurtalıklara yerleşir.
Seröz/müsinöz kistadenomlar: Genellikle iyi huyludur, ancak büyüyebilir.
Polikistik over: Küçük, çok sayıda follikül içeren kist yapılarıdır ve hormonal dengesizlikle ilişkilidir.
Birçok kist belirti vermeden varlığını sürdürebilir. Ancak bazı durumlarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
Bu belirtilerden biri ya da birkaçı hissediliyorsa jinekolojik değerlendirme önemlidir.
Yumurtalık kistlerinin tanısı genellikle rutin jinekolojik ultrason muayenesinde konur. Gerekli durumlarda şu test ve yöntemler de uygulanabilir:
Bu değerlendirmeler, kistin yapısı, büyüklüğü ve tedavi planı açısından yol göstericidir.
Tedavi, kistin türü, boyutu, belirti verip vermemesi ve hastanın yaşı gibi faktörlere göre planlanır:
Kötü huylu kist şüphesi varsa patolojik değerlendirme ile kesin tanı konur ve onkolojik tedavi planı yapılır.
Bazı kistler gebelikte de ortaya çıkabilir. Çoğu zaman zararsızdır ve gebelik sürecini etkilemez. Ancak büyük kistler, rahimde baskı oluşturabilir veya doğum sırasında sorun yaratabilir. Bu nedenle gebelikte saptanan kistler de yakından izlenmelidir.
Evet. Özellikle fonksiyonel kistler genellikle 1–3 ay içinde kendiliğinden kaybolur. Ancak takip edilmesi gerekir.
Çoğu kist iyi huyludur. Ancak bazı patolojik kistler zamanla kansere dönüşebileceğinden, şüpheli yapılar mutlaka değerlendirilmelidir.
Her kist kısırlığa yol açmaz. Ancak çikolata kistleri (endometrioma) ve polikistik over sendromu, doğurganlığı etkileyebilir.
Evet. Kistin türüne ve hormonal duruma göre değişmekle birlikte, çoğu kadın kisti olmasına rağmen gebe kalabilir.
Kist rüptürü (patlaması) durumunda ani, şiddetli karın ağrısı, bulantı ve iç kanama riski olabilir. Acil müdahale gerekebilir.